Kayıtlar

Haziran, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Şarkı Yazmak Nasıl Bir İştir?

      Şarkı yazmak için öncelikle bir enstrümanı çalabiliyor olmak fikrine katılanlardanım.  Mesela ben gitar çalarak başladım. Bir de ortaokulda flüt çalardım. Ama çok başarılı olduğum söylenemez flütte. Daha önce YouTube'da yayınladığım ve yapay zekaya söylettiğim birkaç şarkım ve yayınlamadım da kırktan fazla şarkım bulunmakta. Peki ben bu şarkııları nasıl yazdım?     Öncelikle rüyaları çok renkli bir insan olduğumdan bahsetmeliyim. Günlük hayatım ne denli renksiz ve rutine dayalı ise rüyalarım bir o kadar caziptir. Hatta bir keresinde astral seyahatin nasıl yapıldığını bilmediğim halde astral seyahate benzer bir deneyim yaşadığımı görmüştüm rüyamda. Sanırım gündelik hayatımda sıkıcı rutinlerin ve akademik yoğunluğun yarattığı stresten kaynaklanıyor bunlar.      Her neyse... Bir keresinde rüyamda babama ait avukatlık ofisinin satıldığını ve oraya son kez uğradığımı görmüştüm. Kitaplıkları arasında dolaşıp oraya veda etmiştim. Gerçekte ise ...

Yazın Çınarcık

      Yazın Çınarcık çok ilginç bir yer halini alıyor. ''Marmara'nın balkonu'' sloganıyla anılan Çınarcık'ın adli dilde bir lakabı daha var. O da, ''İstanbul'un arka bahçesi''. Adli dil demişken ben aynı zamanda hukuk akademisyeniyim. Avukatlık yaptığım dönemde duymuştum bu lakabı. Ne diyorduk? Çınarcık'ın ilginç bir yer olduğundan bahsediyorduk. Kışın omzunun üzerinde 90'lardan kalma bir teyp ile bangır bangır müzik dinleyen çizgili renkli bir kazak giymiş adeta 90'lar ve 2000'lerde fırtına gibi esen ''Freddie'' filminin ana karakteri Freddie Cruiger gibi bomboş sokaklarda dolaşan bir karakter görebilirsiniz mesela. 2010-2020 yılları arasında ise üniversite öğrencileri sayesinde kalkınmış ancak pandeminin üniversite politikaları üzerindeki yadsınamaz etkisi sayesinde öğrenci sayısında hayli azalma görülmüş olması nedeniyle artık öğrencilerin sayısının d az olduğu bir yer Çınarcık. Lakin yine de yaşanabilir bir...

Erken Kalkmak Bir Lanettir

      Çocukluktan bu yana erken kalkmaya alıştırılmışsanız hayatınız boyunca eşinizi ya da sevgilinizi hatta çocuklarınızı bekleyeceksiniz demektir. Yalnızsanız da komşularınızı beklersiniz. Su bitmiştir, sucunun açılmasını beklersiniz. Marketlerin açılmasını beklersiniz.      Neden erken kalktığımı düşünüyorum. 2000'lerin başı milenyum çocukları diyorlar bize. Anadolu liseleri fen liseleri yarıştırılıyor. Öğrenciler arasında rekabet had safhada. Eğitimin bir değerinin olduğu,   bir şeyler çabaladığında sonunda kazanma ihtimalinin olduğu yıllar kısacası. İnstagram yok mesela. Herkes birbirine ancak sohbetlerde hava atabiliyor. O da kısıtlı bir çevreye... İşte bu yıllarda erken kalkmak gerekiyordu çünkü okullar ciddiye alınıyordu, ''erken kalkan yol alırdı''.     Vel hasıl, erken kalkınca sevdiklerinizi beklerken işte böyle yazılar çıkıyor ortaya:)

Yaz Bunalımları

      Genelde yaz ayları benim için çok heyecanlı, eğlenceli, hatta umut dolu geçer.  Çocukluğumun İzmir- Çeşme'de geçmesinin bıraktığı bir tat sanırım. 2002-2017 yılları arası internetin yeni yeni geliştiği, akıllı telefonların olmadığı yıllar. Dolayısıyla arkadaş gruplarının sıkı bağlarla bağlı olduğu, hayatın daha kolay olduğu yıllar belki de... Bir yakamoza bakarken yapılan şakalar, gündüz alev alev yanan kumun gece verdiği serinlik hissi...     Ancak geçtiğimiz 2025 yazı benim için hiç de kolay geçmemişti. Yıllardır bitiremediğim doktora tezini yazmakla ve adeta bununla kafayı sıyırmakla geçti. Bir taraftan ailemin sürekli bitir baskısı, diğer taraftan yakınlarım nezdinde bitmediği için alay konusu olmam. Kim 10 yıl doktora yapar ki... İnsanlar da haklı aslında. Doktoraya başladığımdan beri hayatımda pek çok şey değişti. Ama sanırım en önemlisi ben kendimi buldum. Bir aralar kaybettiysem de...      Neyse ki yaşadığım sahil kasabasında da...